Şeyh Osman Efendi'nin dersi 321 dir


Ders demek mayayı Muhammediye demektir..
Bir kova süte bir bardak yoğurt çalarsın , bir kova yoğurt olur..
İşte ders aldığın zamanda Şeyh Ali Efendinin sözü :
"Ders aldığın saniyede ne kadar enbiya ve evliya gelmişse onların koruması altına girersin o anda ölsen imanın kurtulur..."
demiş Şeyh Ali hazretleri..

Yani Şeriatımla , tarikatımla sana layık bir ihvan olmaya adayım diyorsun..

321 dersimiz şudur:

Yarabbi senin rızan için niyet ettim Şeyh Osman hazretlerinin
321 dersini çekmeye diye niyet ettikten sonra ;
21 estağfurullah
üç ihlas bir fatiha
Tefekkürü mevd deyip... ölümü düşünmek
Rabıta-ı şerif deyip... Şeyh Osman hazretlerini düşünmek
100 "Lailaheillallah"
100 "Allah"
100 Selavatı şerif....
"Allahummessalli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed"
Dedikten sonra ;

Yarabbi senin rızan için çektiğim 321 dersimi
Şeyhim Osman Efendi
HAZRETLERİNE TESLİM ETTİM DİYEREK FATİHA OKUMAK..
Dersimiz bu.... bunu günde bir defa yapmak lazım...


Şimdi kısa kısa dersdeki her yaptığımız fiiliyatın öneminden bahsedelim...


21 ESTAĞFURULLAH :
Resulu kibriya Ahmedi Muhtar şöyle buyuruyor; Herkes günah işler.
Günah işleyenlerin en hayırlısı
Tevbe edendir. (Hakim) Günahlara tövbe etmek ..

Peygamber Efendimiz (s.a.v)
''Kim istiğfara devam ederse, Allah o kimse icin her darlıktan bir çıkış,
her üzüntüden bir sevinç yaratır ve onu hic ummadığı yerden riziklandırır.''
Tevbe cok önemlidir, ''Ulema buyurur ki tevbeyi tehir edene tevbe nasip olmaz''
günah unutkanlık yapar, kişi günah işlediğinde aklının bir parçası, geri dönmemek üzere gider.

Istiğfar nasil yapılır? diye sorulunca:

-Estağfurullah, Estağfurullah, Estağfurullah demektir, dedi.
(Muslim, Mesacid 135)



ÜÇ İHLAS BİR FATİHA :
Yine Peygamber efendimiz şöyle buyurmuş;
Benim ümmetimin içinde ümmi yoktur üç ihlas bir fatiha okuyanlar
kur'anı hatmetmiş gibi olurlar...

Üç İhlas, bir Fatiha muhtasar bir hatim hükmündedir.

Resulullah (asm) ashâbına

"Sizden biriniz bir gecede Kur'an'ın üçte birini okumaktan aciz olur mu?" diye sorar.
Bu onlara zor gelir:
"Ya Resulullah, hangimiz buna güç yetirebiliriz?" derler.

Bunun üzerine Resul-i Ekrem: "Allahü'l Vâhidü's-Samed (İhlâs) sûresi Kur'an'ın üçte biridir" buyurur.
(Buhârî, Fedâilu'l-Kur'an, 13; Müslim, Müsâfirûn, 259; Tirmizi, Fedâilu'l-Kur'ân, 11)

Ashabtan biri, bir şahsın İhlâs sûresini tekrar tekrar okuduğunu işitir.
Sabah olunca Hz. Peygambere gelir ve durumu ona anlatır,
adam hakkında söz söyleyecek olur.
Hz. Peygamber buyurur ki;

"Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki o sûre Kuran'ın üçte birine denktir."
(Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrid-i Sarîh Tercemesi)

TEFEKKÜRÜ MEVT ( ÖLÜMÜ DÜŞÜNMEK ):
Ölümün tefekkür edilmesi, nefse boyun eğdirip kibrinin kırılmasını sağlamak için yapılır.
Hasan-ı Basri hazretlerinin risalesinde farzlar arasında sayılmıştır.

Ölümü düşünmek nefsi paklar, kalbi uyanık tutar, dünyaya ve onun geçici lezzetlerine meyletmekten korur, neticede evliyalık yolu açılır.
Mürşid-i kâmilin rehberliği bu ölüm tefekkürünü daha şuurlu kılmaktadır. Cenâb-ı Hak kime hidayet etmişse ona ölümü hatırlamayı nasip etmiştir.
Akıllı insan ölümü çok düşünen ve ölüm sonrasına hazırlanandır.

Ebu Hüreyre’den rivayet edilen hadis-i şerifte Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Ölümü çok hatırlayın. Herhangi bir kul ölümü çokça hatırlarsa Allah onun kalbini ihya eder, ona ölümü kolaylaştırır”.
(Deylemi, Firdevs)

“Ölümü çok hatırlayın. Zira (ölümü hatırda tutmak) günahları temizler ve (kişiyi) dünyada zahid kılar. Ölüm kıyamettir. Ölüm kıyamettir.”
(Kenzu’l-Ummâl)

Ölümü hatırından çıkarmayan kişi, Allahu Teâlâ’dan gafil olmaz. O’nun rahmetinden ümidini kesmez;
ama azabından da korkar. Dünyaya meyletmez. İnsanlara karşı sabırlı ve hoşgörülü davranır.
Gurur, kibir, hased, riya ve amellerini beğenme gibi hastalıkları kalbinde barındırmaktan imtina eder.
Allahu Teâlâ’nın böyle kulları için fevzü saadet vardır. Onlara taraf-ı İlahi’den hediyeler hazırlanmıştır.

Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz buyurdu ki:
“Lezzetleri kesen (dünya lezzetlerine karşı hırsı yok eden) ölümü çok hatırlayınız.”
(İbni Mâce, Tirmizî, Nesâi)

Kur'an-ı Kerim'de ifade buyrulduğu üzere,
"Her canlı ölümü tadacaktır" (Ankebut, 57),
"Sarp ve sağlam kalelere sığınsa bile!" (Nisa, 78)


RABITAYI ŞERİF :
Rabıta türkçe manasıyla bağlantı demek..Allah la bağlantı kurmak için Allah ın zatına
sıfatına mazhar olmuş mürşidi hayal etmek lazım..

Bazıları teveccüh ve rabıtayı yanlış anlıyorlar, bunun için muhalefet ediyorlar.

Teveccüh ve rabıtadan maksat, şeyhin kendisi değil,
şeyhinin gönül aynasına akseden Cenab-ı Hakk'ın nurudur.

Şüphesizki rabıtaya hayiz olmıyan
insanı rabıta edersen onun donunda şeytan tasarruf eder..
Allah ın el ,ayak , göz ,kulak olmadığı kişiyi rabıta edersen küfre gidersin..
Bizim dersimizin ağırlığı o yüzden rabıtamız hak olduğu için dersimiz kıymetli..


100 LAİLAHEİLLALLAH :
La ilahe illallah kelimesinin Allah katında büyük bir yeri vardır.
Bu kelime zikirlerin en faziletlisidir.
Kişi onu telaffuz ederek Allah’ı andığı vakit zikirlerin en değerlisi ile Allah’ı zikretmiş olur.

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Zikrin en faziletlisi, ‘La ilahe illallah’tır.”[1]

Bu değerli kelimenin faziletine dair birçok hadis-i şerif varit olmuştur. Onlardan bazıları şöyledir.

Rasulullah (s.a.v.) buyurur ki:
“Allah ümmetimden bir kişiyi kıyamet gününde herkesin önünde ayıracak.
Onun aleyhinde doksan dokuz sicil (dosya) açacak. Her bir dosyanın boyu gözün uzanabildiği mesafe kadar olacak.
Sonra:
-‘Bunlardan bir şey reddediyor musun? Diyecek.
-Adam:
-‘Hayır, Ya Rabbi’ diye cevap verecektir. Sonra:
-‘Her hangi bir özrün var mı?’ buyuracak ve o kimse:
-‘Hayır, Ya Rabbi’ diye cevap verecektir.
Bunun üzerine Allah (c.c.) :
“Yanımızda senin bir hasenen (makbul olan amelin) vardır ve bugün sana haksızlık yapılmayacaktır.” Buyurur.
Sonra içinde “Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına şahadet ederim ve Muhammed’in O’nun kulu ve Rasulü olduğuna şahadet ederim ”
yazılı bir kâğıt parçası çıkarılacak Cenab-ı Hak:
“Kendi tarafından hazır bulun” buyuracak.
“Yarabbi! Bu ufacık kâğıt parçası ve (kocaman) dosyalar nedir?” diyecek.
Cenab-ı Hak:
“ Sana zulüm yapılmayacaktır.” buyuracak.
Müteakiben siciller bir kefeye, kâğıt parçası bir kefeye, konacak, siciller havaya kalkacak ve kâğıt parçası (yani La ilahe illallah’ın konduğu kefe) ağır gelecektir.”[2]
“Kul büyük günahlardan kaçınıp, tam bir ihlâs içinde “La ilahe illallah” derse Arş’a değin ona gök kapıları açılır.” [3]

“Musa (a.s.) dedi ki, “Ya Rabbi! Bana seni hatırlayıp dua edebileceğim bir şey öğret.” Allah (c.c.) şöyle buyurdu:
“Ey Musa! “ La ilahe illallah ” de. Musa (a.s.) dedi ki:
“Ey Rabbim! Bütün kulların bunu diyorlar.” Bunun üzerine Allah (c.c.) şöyle buyurdu:
“Ey Musa! Yedi gökler ve içinde bulunanlar ile yedi yerler bir kefeye konsa, La ilahe illallah daha ağır gelir. [4]
“La ilahe illallah diyen ve bununla Allah’ın vechini (yüzünü) arzulayan kimseye, Allah cehennemi haram kılmıştır.”[5]
“La ilahe illallah deyip de sonra bu söz üzere ölen her kul, muhakkak ki cennete girer.” [6]
Kişi bu kelimenin hakkını yerine getirdiği ölçüde bu sözün fazileti ve faydaları ortaya çıkar. Bunlardan bazıları şunlardır:
1) Cennete girmek
2) Ateşten kurtulma
3) Cehennemden çıkma
4) Rasulullah (s.a.v.)’ın şefaatine nail olma
5) Dünya da mal ve can emniyeti
6) Dünya ve ahirette güvende olma.[7]
İbn-i Recep el-Hanbelî bu kelimenin faziletini şöyle anlatır:
“La ilahe illallah, cennetin karşılığıdır. Kim bu kelimeyi söylerken ölürse cennete girer. Bu kelime ateşten kurtuluştur ve en güzel hasenedir. Günah sayfalarını silerek kalpteki imanı yeniler, varlığını ortaya çıkarır. Bu, söyleyeni Allah’ın (c.c.) doğruladığı ve nebilerin söylediği faziletli bir söz, en güzel ve en faziletli zikirdir. Amellerin en faziletlisi ve sevabı en çok olanıdır. Bu kelime köle azat etmeye eşdeğer bir sevap kazandırır. Şeytandan Allah’a (c.c.) sığınmadır. Haşr’ın korkusundan ve kabrin vahşetinden güvenli olmaktır. Kabirlerinden kalktıklarında (La ilahe illallah) müminlerin bir şiarı (işareti) dir.
O’nu söyleyene cennetin sekiz kapısı açılır ve hangisinden dilerse oradan girer.
O’nun hakkını vermediklerinden dolayı ateşe giren günahkâr müminler, günahları nispetinde yandıktan sonra ateşten çıkarılırlar."[8]


100 ALLAH :
Seven sevdiğini zikreder..Kalpler ancak zikirle mutmain olur..Şüphesiz Kuraandada belirttiği gibi
en büyük ibadet zikirdir demiş Allahu zülcelal..

100 SELAVATI ŞERİF :
Allah Resulü (S.A.V.) buyuruyor:
• “Dua ile sema arasında bir engel vardır.Üzerime salavat getirilince engel açılır, dua yerine ulaşır.”
• “Üzerime bir günde bin defa salavat getiren kimseye cennetteki makamı gösterilmedikçe ölmez.”
• “Bana en yakın olanlar, üzerime en çok salavat getirenler olacaktır.”
• “Her kim, farz namazını kıldıktan sonra bana on defa salevat okursa,
Allah Teala, onun namazını kabul buyurur.
Onun bu namazını Adem'e secde eden meleklerden daha üstün meleklerin makamı olan İlliyyine ulaştırır.
O makamdan bir melek şöyle seslenir: Artık dileğin neyse dile, her dileğin yerine getirilecektir.”
• Vefatımdan sonra sizden kim bana selam gönderirse Cebrail(a.s.) gelir ve bana şöyle der:
Ya Muhammed! Ümmetimden falan kimsenin sana selamı var.Bana karşılık ben şöyle selam alırım:
Benden de ona selam olsun.Ayrıca onun için Allah'tan rahmet ve bereket diliyorum.”
• “Kim altından kalkamayacağı güç bir işle karşı karşıya gelirse, üzerime çok çok salavatı şerife getirsin.
Çünkü Allahü Teala, üzerime getirilen salavat-ı şerife sebebi ile onun sıkıntılarını, kederlerini giderir, rızkını çoğaltır, Allah'ın yardımı ile muradına nail olur.”
• “Kıyamet gününde, katımda insanların en değerlisi, bana en çok salatü selam getirenlerdir.”

Allah Resulü (S.A.V.) buyuruyor:
• “İsmimi duyunca salavat getirmeyen insanların en cimrisidir.”
• “Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”
• “Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”
• “Adımı duyunca salavat getirmeyen, insanların en acizidir.”
• “Üzerime salavat getirmeden dağılan bir topluluk pişman olacaklardır.”
• “Adımı duyunca salavat getirmeyen, yüzü koyun sürünsün.”
• “Üç kişi yüzümü göremeyecektir.Ana babasına isyan eden, sünnetimi terk eden, üzerime salavat getirmeyen.”
• “Adımı işitip te salavat getirmeyen, sonu mutsuz kimsesizdir.”
• “Cuma günü ve geceleri üzerime yüz defa salavat getirenin Allah Teala otuzu dünyaya, yetmişi ahirete ait olmak üzere yüz hacetini kabul eder.”
• “Sırat üzerinde kalmış hurma yaprağı gibi tirtir titreyen bir adam gördüm. O anda üzerime getirdiği salavat-ı şerife gelip bu durumdan onu kurtardı.”
• “Meclislerinizi salavat ile süsleyiniz.”
• “Cuma günü üzerime seksen defa salavat getirenin seksen senelik günahı affolunur.”
• “Karşılaşan iki mü'min salavat getirerek musafaha ederlerse, geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır.”
• “Üzerime yüz defa salavat getirene, Allah(c.c.) bin defa rahmet nazarı ile bakar.İştiyakla daha fazla getiren için kıyamet gününde şefaat ve şahitlik ederim.”
• “Üzerime salavat getirirseniz, Allah ta sizin üzerinize salavat getirir.”
• “Cuma günü kim bana seksen kere salat getirirse seksen yıllık günahı bağışlanır.
Kim de günde beş yüz defa bana salavat getirirse asla kimseye muhtaç olmaz.”
• “Muhammed isminin anıldığı yerde, işiten kimse hemen kendine gelip baş parmağı ile yanındaki parmağını gözlerine sürüp üzerinde gezdirirse,
artık o kimse hiç göz ağrısı görmez, onun gözlerine zarar gelmez.”
• “Eğer kalplerin öldüğü gün kalbinin ölmesini istemiyorsan, bir günde on defa şu ilahi isimleri oku:
“Ya Hayyu ya Kayyum” Sonra hiç yorulmadan bana her gün salavat getir.”

Allah Teala buyuruyor:
"Ey Muhammed'im! Arş-ı A'la'dan yedi kat yerin altına kadar bütün mülkümü sana feda ettim.Onların hepsi benim rızamı istiyorlar."

Hazreti Aişe(r.a.) validemiz şöyle buyuruyorlar:
“-Bir hacet gidermenin anahtarı, hacet arz etmeden önce sunulan hediyedir.” Sözlerine devam ederek:
“Allah'a hamd ü senada bulunarak O'nun rızasını almış oluruz.
Efendimiz(s.a.v)'e salat ve selamda bulunursak o hacetin gerçekleşmesinde,
Allah katında bizlere şefaat ve yardımını sağlamış oluruz. Zira Hakk Teala Kitabı'nda şöyle buyururyor:
“Allah'a yaklaşmak için vesileler arayın.”

Salavat getirmenin fazileti hakkında İmam-ı Şarani Hazretleri şöyle buyuruyorlar:

“-Büyük veli Aliyyül Havass'ın şöyle konuştuğunu duymuştum”:
“Allah'tan bir şey isteyeceğiniz zaman, Allah Resulü(S.A.V.)'in adıyla o şeyi isteyiniz ve şöyle dua ediniz”:
“Ey Allah'ım! Sevgili Peygamber'in Muhammed Mustafa(S.A.V.) hürmetine senden şunu isterim.
” Şeklinde dileğinizi arz ediniz.
Çünkü Allah'ın bir meleği vardır ki, bu isteğinizi anında Efendimiz (S.A.V.)'e bildirir ve O'na:
“Filanca kişi, şu haceti için senin Allah katında aracı olmanı istemektedir.” der.
Hazreti Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in dua ve istekleri Allah Teala tarafından geri çevrilmez.”
Peygamber (S.A.V.)'e salat getirmek, aynı zamanda cennette onunla buluşup sohbet etmeyi sağlar.
Şeytan çok ibadetlere el uzatır, lakin salavatı şerifeye el uzatamaz.
Çünkü Ruhaniyet-i Peygamberi, salavat-ı şerife getirilen yerde bulunur.
Hazreti Peygamber'in feyz ve ruhaniyetinden istifade etmek için mübarek salavat-ı şerifeler iştiyakla çokça okunmalıdır.
Emeği az,derecesi çok yücedir.
Dileği olan bir kimse ihlaslı kalp ile Resulü Ekrem(S.A.V.)'in üzerine 1000 defa salat ü selam getirirse, Allah onun dileğini yerine getirir.
Allah Resûlü’ne bir sahabi; ‘bütün salavatımı senin için kılıyorum’ deyince, “Bu senin hem dünya, hem de ahiret ile ilgili işlerin için kâfidir” buyurmuştur.
Allah Resulüne salavat getirmek, en bereketli, en faziletli, saadeti dareyn için en faydalı ibadetlerden biridir.
Hakkıyla yapılırsa sevabı da çok büyüktür. Amelleri tathir eder, hataları örter, manevi dereceleri yükseltir.











::::::::: SEHER DERSİ ::::::::

Bu ders Hazreti Gavsın halifesine özel olarak verdiği bir derstir.
Tarikat virdi haline getirmeden ara sıra bu ders çalışılabilir.
Bu dersi yapanlar ana tarikat dersini yapmış sayılmazlar.Bu dersi tarikat tespihi yerine çekilmemeli
Dersin Yapılışı
1.70 istigfar 3 ihlas,1 fatiha (silsileye bağışlama tarzının aynısı)
2.200 la ilahe illallah
3.300 Allah
4.300 selavatı şerif
Selavattan sonra dileyen 100'er adet Allah’ın diğer esmayı hünsasını zikredebilirler.
(Ya Latif,Ya Rahman,Ya Kuddüs,Ya Nur,Ya Hu,Ya Hayy,gibi...)




:::::::::GECE DERSİ::::::::::::

“Abdestini alan derviş, mümkün olduğu kadar sessiz ve sakin bir odaya geçer.
Allah (cc) rızası için iki rekât namaz kılar ve her hangi bir mazereti yok ise kıbleye
yüzü dönük olarak diz çöker ve oturur.

–yirmi bir "estağfurullah" der.

Üç İhlâs, bir Fatiha okur ve elini yüzüne sürdükten sonra ölümünü tefekkür eder.

Ama kâmil manada kendisi ölmüş gibi tefekkür eder.

Daha sonra Şeyhini rabıta eder

daha sonra vücudu hareket etmeden dilini de damağına yapıştırarak derin bir nefes alır ve soluğunu tutar.

Soluğunu tutması ile birlikte Allah esmasını çekmeye başlar.

İlk zamanlarda her nefes tuttuğunda otuz üç defa Allah esmasını çeker

zaman içerisinde nefesi açıldıkça bu sayıyı artırır. Bir tespihe çıkartır.(100 adet) Yani her nefes tutuşunda yüz tane Allah esmasını çeker, nefesini dışarı verirken

ağır ağır burnundan verir. Ve nefesini yerdikten sonra içinden usulca

"İlahi ente maksudi ve rızake matlubi."’ der.

bu kelamın Türkçe karşılığı şudur:
"Yarabbi bütün maksadım ve maksudum senin rızanı kazanmaktır."

Bir gece dersinde asgari beş bin tane Allah esmasını zikreden dervişin kalbi, Hak’ın nuru ile ısınmaya başlar

ve bir müddet sonra o dervişin gönlü, gece uyurken bile Hak’kı zikreder.

Bu dersleri tespih eden derviş
zaman içerisinde Hak’ın sevdiği kullar arasına katılır ve ağır ağır maksadına vasıl olur.”
Buyuruyor Şah-ı Evliya, Sultan Şeyh Osman Nuri (Bağdadi) Hazretleri.

Efendi Hazretleri
sohbetin sonunda derviş arkadaşlarına, bu tarif ettiği zikrin adının hafi (gizli) zikir,
diğer adının ise Nakşî zikri olduğunu söylemiş ve bu zikre devam eden dervişin çok kısa zaman zarfında
ruhunun büyüdüğünü, nefsinin küçüldüğünü idrak eder, demiştir.
Vücudunu bu zikre alıştıran derviş

bir daha bu zikirden asla vazgeçemez.....

devamla arkadaşlar derviş kul hakkına, hayvan hakkına çok dikkat eden insandır.
Aman aman Beytül maldan uzak durun dergâhı izzette bunun asla affı yok!

KAYNAK: Hazreti Gavsın Oğlu Seyit Muhammet Latif Ölmeztoprak



GÜNLÜK VİRT DIŞINDA AŞAĞIDA BELİRTİLEN ZİKİRLERİDE ARASIRA YAPMAKTA FAYDA VARDIR...

GAVSIN DİĞER VİRTLERİ:

1.”Nasrun minallahi ve fethun karib” ayeti, (Saff süresi, 13.ayet)
Bu ayet, gavsın semavi afat,bela gelmeden önce önlem olarak öğrencilerine taksim edip söylettiği sırlı bir ayettir.
Büyük felakete maruz kalan sufiler,ailevi,dünyevi,hastalık vb bu ayeti o belanın define şefaatçi ve vesile kılabilirler.
Bu ayet zikir olarak devam edilmekten çok;zor anlarda felaket zamanlarında kendine baş vurulabilecek bir ayettir.
Dua amaçlıdır.
Bir sufi, içinde bulunduğu felaketlerin defi için; yol sufilerine kendi niyeti için bu ayeti taksim edebilir.
Bu ayetin ebcet sayı değerince belli bir dilek için çekilmesi çok seri sonuç verir.

Sınavlardan önce de bu ayete başvurulur. Gavsın talebeleri bu ayeten yararlanmaktan yana ruhsatlıdırlar.
Kötü ahlak sahibi, gıybet, dedikodu ehli insanlara dua dileği için bu ayet verilmemeli.
Dua topluluğunda bir ehlibeytin bulunması dua kabulüne mühim bir vesiledir.
Bu duaya 3,5,7 gün aralığında devam edilmelidir.
Bu dua fasık, gıybetçi, faizci, dedikoducu, laf taşıyıcı sufilere dua amaçlı verilmemelidir.

2.”Subhanallahi vebi hamdihi sübhanallahil azim”
Hazreti gavs, bu zikrin her gün 100 adet yapılmasını önermiş....
…Bu zikri tarikat virdi olarak vermemiş;ancak her gün yapılmasında büyük sırlar saklı olduğunu vurgulamış.

3.”İhlas süresi”
Hazreti gavs Nakşibendi hatminin büyük sırrı olan bu ayeti kimi sufilere tarikat virdi olarak önermiş.
Günde 100-1000 aralığında bu ayeti zikreden ve ders olarak çeken eski sufiler olmuş…...
Gavsın sufileri bu ayeti söylemeden yana ruhsatlılar.
Diğer zikirlere ek olarak bu süreyi yer yer çalışmakta büyük sırlar saklı…...
Bu ayeti belli sayıda virt edinip söylemekten çok;zaman zaman bu ayetle bolca Allah’ı zikretmek ön görülmekte...

4.Delailül Hayrat,
Şeyh Cezuli Hazretlerine aittir; derleme yoluyla oluşturulan selavatı şerif kitabıdır.
Hazreti gavs sufilerine bu selavatı okumalarını önermiş.
Haftanın günlerine bölünmüş olan bu selavat kitabına birkaç şekilde okunmakta:
-Ara sıra okuma,
-Sürekli okuma,
Hazreti gavsın bütün talebeleri bu selavat-ı şerife kitabını haftanın günlerine bölünmüş şekliyle okuyabilirler.

5.”Bismillahirrahmanirrahim”
Hazreti gavs kimi sufilere bu esmayı zikir olarak vermiş.
Sufilerinden kimileri 2.500 (iki bin beş yüz) defa bu esmayı virt halinde okumuşlar.
Hazreti gavsın talebeleri bu esmayı belli sayıda virt haline dönüştürmeden diledikleri kadar okuyabilirler.

6.Hızır Dersi,
Hazreti gavsın bazı sufilerine verdiği gaybi,sırlı,esrarlı bir selavattır.
Selvat okuma sayısı 33-100 (otuz üç-yüz) sayı aralığındadır.
Hazreti gavsın talebeleri diledikleri kadar bu selavatı çekebilirler.
Selavatı çekenlere Hızır aleyhi selamın yardıma geldiği,ruhuna mürşitlik yaptığı rivayet edilir. Selavatı şerifenin değişik söyleyiş şekilleri vardır.
Bizim bilimsel kaynaklardan araştırdığımız selavat şöyledir:

“Allahummessalli ala seyyidina Muhammedin ve seyyidina Hızır ve İlyas ve seyyidina cemi enbiyayı mürselin sellim vessellim."

Günlük virt olarak da zaman zaman da bu selavatı okumaya
Hazreti Gavsın öğrencileri izinlidirler.Diledikleri zaman diledikleri kadar okuyabilirler.