NAKŞİBENDİ ZİKİR UFKU AÇIKLAMALAR


Gavsul Azam Bağdadi Hazretlerinin tarikatında 
“seyri süluk yani nefis menzillerini geçerek Allah’a ulaşmak, 
yalnızca Nakşibendi zikirleri ile olmakta…Bu algılı zikrin paydaşları şunlardır.

a)Dil damağa yapışık, rabıtalı ya da rabıtasız olan ilk zikir “Allah” esmasıdır..

Bu zikir bir nefes alıp nefesi hapsederek ya da dil kıpırdamadan nefes alıp verirken kalben zikrederek yapılmakta...
Bu esmada herhangi bir sayı sınırlaması yoktur. Bu ismi taban 5 beş bin… 
Bu zikri yapmayan sufilerin tümü “nefis tezkiyesinde” başarısız olurlar.
Nefis konaklarını geçemezler.

b)"La ilahe illallah" zikri…

Bu zikir dille de kalple de yapılabilir.
Nakşibendi usulünce seyri süluk yapanların dil damağa yapışık nefes alarak ya da almaksızın bu zikri yapmaları önerilir.
--------------------------------------------------------------------------------

ZİKİR "ALLAH" SAYI GRUPLARI:

Bu zikir günlere göre değişken sayıda yapılsa da ortalama bir hesapla zikir sayı grupları aşağıda verilmiştir. Bu grupların dışında kalan sufilerin her an kuruyup gitmeleri söz konusu olabileceği ön görülmekte… 
1.100-500 (Yüz-beş yüz) sayı aralığında zikreden gruplar, 
2.500-1.500 (Beş yüz-bin beş yüz) sayı aralığında zikreden gruplar, 
3.1.500-5.000 (Bin beş yüz-beş bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 
4.5.000- 10.000 (Beş bin-on bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 
5.10.000-20.000 (On bin-yirmi bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 
6.20.000-30.000 (Yirmi bin-otuz bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 
7.30.000 -50.000 (Otuz bin ve elli bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 

AÇIKLAMALAR 
a)Bu zikir gruplarında halife 6.ve 7. zikir grubundan zuhur eder. Velilik,evliyalık unvanları 6.ve 7. zikir grubundan çıkar. 
b)Diğer zikir grupları pek çok ihsanlara,dereceye sahip olmakla birlikte;1.,2.,3.,4.,zikir grubundan veli zuhur etmez. 
c) Zikir sayısının yanı sıra, zikrin ihlasla yapılıp yapılmadığı oldukça önemlidir. 
d)Velayete adım atmak için ihlasla 20 yıl çalışmak gerekir. 
e)Allah ismi ile bu zikir bir arada çalışılabilir.En büyük zikir budur.
-------------------------------------------------------------------------------- 

TEVHİD "LA İLAHE İLLALLAH" ZİKİR SAYI GRUPLARI:

Allah esmasının zikir sayı grupları ile aynıdır. 
1.100-500 (Yüz-beş yüz) sayı aralığında zikreden gruplar, 
2.500-1.500 (Beş yüz-bin beş yüz) sayı aralığında zikreden gruplar, 
3.1.500-5.000 (Bin beş yüz-beş bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 
4.5.000- 10.000 (Beş bin-on bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 
5.10.000-20.000 (On bin-yirmi bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 
6.20.000-30.000 (Yirmi bin-otuz bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 
7.30.000 -50.000 (Otuz bin ve elli bin) sayı aralığında zikreden gruplar, 

AÇIKLAMALAR 
a)Bu zikir gruplarında halife 6.ve 7. zikir grubundan zuhur eder.Velilik,evliyalık unvanları 6.ve 7. zikir grubundan çıkar. 
b) Diğer zikir grupları pek çok ihsanlara,dereceye sahip olmakla birlikte;1.,2.,3.,4.,zikir grubundan veli zuhur etmez. 
c) Zikir sayısının yanı sıra, zikrin ihlasla yapılıp yapılmadığı oldukça önemlidir. 
d) Velayete adım atmak için ihlasla 20 yıl çalışmak gerekir. 
--------------------------------------------------------------------------------


NEFYİ İSPAT ZİKRİ "Evliya Zikri"

Nefesi içe çekip hapsederek yapılan zikirdir. Evliya zikri olarak da adlandırılır.

Bir nefeste en çok 21 defa la ilahe illallah denir. Bu en çok 21 defa tekrarlanabilir. 

Hazreti Gavs bu zikri dileyen sufilerin yapmasına ruhsat vermiş.

Nefesi hapsedip,3,5,7,9,13,15,……21’e dek tek sayı aralığınca yapılır. 

Zikri yapan kendini ve evreni yok bilip Allah’ın nuru içinde kaybolduğunu düşünmelidir. 
 


GECE DERSİ

"Abdestini alan derviş, mümkün olduğu kadar sessiz ve sakin bir odaya geçer.
Allah (cc) rızası için iki rekât namaz kılar ve her hangi bir mazereti yok ise kıbleye
yüzü dönük olarak diz çöker ve oturur.

-yirmi bir "Estağfurullah" der.

Üç İhlâs, bir Fatiha okur ve elini yüzüne sürdükten sonra ölümünü tefekkür eder. 

Ama kâmil manada kendisi ölmüş gibi tefekkür eder.

Daha sonra Şeyhini rabıta eder

daha sonra vücudu hareket etmeden dilini de damağına yapıştırarak derin bir nefes alır ve soluğunu tutar. 

Soluğunu tutması ile birlikte Allah esmasını çekmeye başlar. 

İlk zamanlarda her nefes tuttuğunda otuz üç defa Allah esmasını çeker 

zaman içerisinde nefesi açıldıkça bu sayıyı artırır. Bir tespihe çıkartır.(100 adet) Yani her nefes tutuşunda yüz tane Allah esmasını çeker, nefesini dışarı verirken 

ağır ağır burnundan verir. Ve nefesini yerdikten sonra içinden usulca 

"İlahi ente maksudi ve rızake matlubi." der.

bu kelamın Türkçe karşılığı şudur:
"Yarabbi bütün maksadım ve maksudum senin rızanı kazanmaktır."

Bir gece dersinde asgari beş bin tane Allah esmasını zikreden dervişin kalbi, Hak'ın nuru ile ısınmaya başlar

ve bir müddet sonra o dervişin gönlü, gece uyurken bile Hak?kı zikreder.

Bu dersleri tespih eden derviş 
zaman içerisinde Hak'ın sevdiği kullar arasına katılır ve ağır ağır maksadına vasıl olur." 
Buyuruyor Şah-ı Evliya, Sultan Şeyh Osman Nuri (Bağdadi) Hazretleri. 

Efendi Hazretleri 
sohbetin sonunda derviş arkadaşlarına, bu tarif ettiği zikrin adının hafi (gizli) zikir, 
diğer adının ise Nakşî zikri olduğunu söylemiş ve bu zikre devam eden dervişin çok kısa zaman zarfında 
ruhunun büyüdüğünü, nefsinin küçüldüğünü idrak eder, demiştir.
Vücudunu bu zikre alıştıran derviş 

bir daha bu zikirden asla vazgeçemez.....

devamla arkadaşlar derviş kul hakkına, hayvan hakkına çok dikkat eden insandır.
Aman aman Beytül maldan uzak durun dergâhı izzette bunun asla affı yok! 

KAYNAK: Hazreti Gavsın Oğlu Seyit Muhammet Latif Ölmeztoprak 



321 DERS yapan Dervişlerimiz ayrıca şu zikirleride yapabilir

Nakşibendîlik yolunun içtihadınca Hazreti Gavsa bağlanan kardeşlerimiz.

"İlk önce işe "Allah" esmasıyla başlasınlar."

Buna dahi hakkıyla beş on yıl devam etsinler.

Bu zikrin en düşük seviyesi yeniler beş bindir.

Her gün beş bini taban alıp zikre devam etsinler.

Biraz ilerleyen kardeşlerimiz her gün en azı beş bin olmak üzere Allah zikrini taban alsınlar.

 

Buna çok aşırı önem versinler ve bu zikri baş tacı etsinler.

Beş bini bulduktan sonra Hazreti gavsın bereketiyle dileyenler 101 bine dahi çıkabilirler.

Burada bir sınırlama yoktur.

Mürit Hazreti gavsın himmeti ve tasarrufu altında olduğundan kendilerine hiçbir zeval gelmez.

Bu zikir ceste ceste de yapılabilir.

Bir oturuşta da.

Gezerken de yatarken de.

Her yerde.

 

Nefes hapsederek de yapılır diğer türlü de.
 Önemli olan dilin damağa yapışık olması ve oynamaması,
kalben bu esmanın zikredilmesidir.( Nakşi Zikredilir.)

Nakşi Zikir yapılırken İşin başında korkunç vesveseler olur.
 Hatta iş Allah.a, Kur.ana küfre kadar varır.
                                        Mürit bir anda neye uğradığını şaşırır.


Şehvetten yana öyle sapık fikirler kalbine
                                              hücum eder ki akıllara ziyan.


 Mürit kendi kendine . Tarikata girdim ki ıslah olayım......

vesvese ve sapıklıktan imanım da gidecek. diye düşünmeye başlar.

 

Hatta bu yolun işe yaramaz olduğunu düşünerek tarikattan dahi çıkabilir.
                               Bütün bunlar müride nefsinin Allah tarafından tanıtılmasıdır.


 Bir de Allah.ın tecelli edeceği kalbe dolan dünya sevgilerinin kalpten dışarı atılmaya başlaması.

Mürit buna kulak asmadan istiğfar edip zikre devam etmelidir.
 

Ta ki rüyada ve açıkta güzel haller zuhur edene kadar.

"Dört - beş yıl sonra da "La ilahe illallah" zikrine geçilir."


 Artık yalnızca bu zikir yapılır.
 Bütün masivalar nefyedilir.


 Ondaki mana düşünülerek Allah.a iştiyak artırılır.


 Mürit günde en az beş bin defaLa ilahe illallah ” zikrine devam eder.

Beş bini bulduktan sonra dilerse on iki bine kadar çıkar.
 Hatta daha ötelere......

Mürit günde en az beş bin defaLa ilahe illallah ” zikrine devam eder.

 

Büyük sırların ve tecellilerin açığa çıkma safhası bu zikir vasıtasıyla olur.


 Mürit en az kırk yıl bu usülle zikir yapmayı göze almalıdır.
 Kırk gün boyunca önerilen rabıta şekliyle

günde on iki bin defa “ La ilahe illallah ” zikrini çeken

öte alemlerde özel bir ruhani zümre içine kaydolur.

 

Bu dil damağa yapışık bir şekilde yapılır.

Nefes tutup bırakma usulünce de bu zikir yapılabilir.